- Gösterim: 10
Androgenetik Alopesi (AGA), saç foliküllerinin progresif minyatürleşmesi ile karakterize olan en yaygın saç dökülmesi formudur. Tedavi seçeneklerinin sınırlı olduğu bu durumda; lazer ve LED ışık kaynaklarının belirli dalga boylarında saç büyümesini teşvik edebildiği saptanmıştır. Fraksiyonel CO2 lazer, AGA tedavisinde tek başına veya topikal ilaçlarla kombine edilerek kullanılmaktadır. Özellikle lazer sonrasında topikal dutasterid ve/veya minoksidil uygulanan çalışmalarda anlamlı klinik iyileşme gözlenmiştir.
Erkeklerin yaklaşık %70'ini etkileyen AGA, çok faktörlü bir genetik arka plana sahiptir. Androjenlerin folikül üzerindeki etkisiyle anagen fazı kısalmakta, telogen-anagen geçişi gecikmekte ve sonuçta foliküller minyatürleşmektedir. Bu süreçte testosteron, saçlı derideki 5-alpha-redüktaz (5AR) enzimi tarafından daha güçlü bir androjen olan dihidrotestosterona (DHT) dönüştürülür. AGA tedavisinde onaylı bir ilaç olan finasterid (Tip 2 5AR inhibitörü) ile ondan sırasıyla 3 ve 100 kat daha güçlü olan dutasterid (Tip 1 ve 2 5AR inhibitörü), bu mekanizmayı hedeflemektedir.
Lazer epilasyon sırasında gözlenen paradoksal hipertrikoz (kıllanma) komplikasyonu, lazerin foliküler uyarım kapasitesine dikkat çekmiş ve 10.600 nm dalga boyuna sahip fraksiyonel CO2 lazerin AGA tedavisinde kullanımını gündeme getirmiştir. CO2 lazerin hedefi olan suyun ablasyonu ile oluşturulan Mikrotermal Tedavi Bölgeleri (MTZ), cildin bariyer fonksiyonunu geçici olarak devre dışı bırakarak topikal ilaçların dermise emilimini (lazer destekli ilaç salınımı) artırır. Bu kanallar çevresindeki normal dokudan keratinosit göçüyle ilk 24 saatte epitelizasyon başlarken, dermal kolajen yeniden yapılanması en az 3 ay devam eder.
Yara iyileşmesi süreci; büyüme faktörlerinin üretimini artırarak dermal papilla ve kök hücreler üzerinde uyarıcı bir etki yaratır. Fraksiyonel CO2 lazerlerin saç büyümesini; Wnt/beta-katenin sinyal yolunu uyararak, vaskülariteyi artırarak ve anagen fazını indükleyerek tetiklediği düşünülmektedir. Yakın zamanda yapılan çalışmalar, düşük enerji parametreleri (12–18 mJ, 361 nokta/cm2) ve 2 hafta aralıklarla yapılan uygulamaların saç yoğunluğunda önemli iyileşme sağladığını göstermiştir.
Fraksiyonel CO2 lazer, AGA alanında 10 - 20 W güç, 400 µs (0,4 ms) darbe süresi ve 4,0 mJ - 8,0 mJ enerji aralığında (Güç x Darbe Süresi), 0,4 mm nokta aralığı parametreleri ile derin ablasyon (deep mode) modunda kullanılmaktadır. Lazer sonrası günde iki defa minoksidil ve dutasterid içeren jel veya köpük (foam) formlarının kullanılması önerilmektedir. Piyasada hazır kombine formları bulunmadığından, bu ürünler majistral olarak hazırlanmaktadır. Formül için 50 mg dutasterid, 2,5 g minoksidil ve 50 ml TrichoGel™ veya TrichoFoam™ (saçlı deri için patentli taşıyıcı sistemler) karıştırılmaktadır. Böylece %5 minoksidil ve %0,1 dutasterid konsantrasyonu elde edilmektedir. Bu topikal ürün lazer sonrası 2 hafta boyunca uygulanmakta, takip eden 2 haftada ise sadece akşamları minoksidil ile devam edilmektedir. Lazer uygulaması 4. haftada tekrarlanmaktadır.
Bu protokol sonrası tedavi edilen alanlarda hafif eritem, kaşıntı, kuruluk, deskuamasyon (kepeklenme) ve geçici saç dökülmesi (shedding) görülebilmektedir. Fraksiyonel CO2 lazer ve takiben topikal minoksidil/dutasterid kullanımı; tedavi öncesine kıyasla saç çapında ve terminal saç sayısında anlamlı bir artış sağlarken, AGA tablosunda belirgin bir görsel düzelme oluşturmaktadır. Bu kombinasyonun sinerjik etkisi, özellikle genç yaşta ve kısa süreli dökülme geçmişi olan hastalarda, foliküler kök hücre rezervinin korunmuş olması ve perifoliküler fibrozisin henüz yerleşmemiş olması nedeniyle daha başarılı sonuçlar vermektedir.

Trombositten Zengin Plazma (PRP) tedavisi; dermatoloji, ortopedi, diş hekimliği ve plastik cerrahi gibi pek çok tıbbi ve estetik alanda gelecek vadeden bir yöntemdir. PRP enjeksiyonları, özellikle Alopesi Areata ve Androgenetik Alopesi (AGA) tedavilerinde etkinliğini kanıtlamıştır. AGA vakalarında intradermal PRP enjeksiyonları saç restorasyonu açısından pozitif sonuçlar verse de; hastaların işlem sırasında hissettiği ağrı ve konforsuzluk, tedavinin erken bırakılmasına veya yetersiz doz rejimine yol açabilmektedir. Bu dezavantajları gidermek, hasta uyumunu ve tedavi etkinliğini artırmak amacıyla günümüzde PRP, fraksiyonel CO2 lazer uygulaması sonrası topikal olarak kullanılmaktadır.
PRP Hazırlama Protokolü (Manuel Çift Santrifüj Tekniği):
Hastadan alınan 10-20 ml venöz kan, antikoagülan olarak 2 ml sodyum sitrat ile karıştırılır. İlk aşamada kan, 2000 rpm hızda 5 dakika boyunca santrifüj edilir. İşlem sonrası yaklaşık 3–7 ml olan plazma kısmı steril bir enjektörle başka bir tüpe aktarılır. İkinci aşamada bu kısım, 5000 rpm hızda 5 dakika daha santrifüj edilir. Üstte kalan Trombositten Fakir Plazma (PPP) kısmının büyük bir bölümü uzaklaştırılır. Geriye kalan plazmadan 2–3 ml Lökositten Fakir PRP (Leukocyte-Poor PRP) elde edilir.
Uygulama Protokolü:
Fraksiyonel CO2 lazer, 12-22 mJ enerji parametrelerinde 2 hafta aralıklarla uygulanır. Lazerle oluşturulan kanallar sayesinde PRP topikal olarak tatbik edilir. Emilimi (asimilasyonu) maksimize etmek için tüm kafa derisi 20 dakika boyunca streç film (oklüzyon) ile kapatılır. Streç film ile yapılan 20 dakikalık kapatma işlemini (oklüzyon), sadece emilimi artırmakla kalmayıp dermal papilla üzerindeki "perkütan kan dolaşımnı" artırdığı bilinmektedir.
Sonuç ve Klinik Gözlemler:
Fraksiyonel CO2 lazer ve topikal PRP kombinasyonunun saç yoğunluğunu ve hasta memnuniyetini belirgin şekilde artırdığı gözlenmiştir. 22 mJ gibi nispeten yüksek darbe enerjilerinin, toplam saç yoğunluğunu artırmada 12 mJ düşük enerji seviyelerine göre daha üstün olduğu saptanmıştır. Ancak, 22 mJ üzerindeki aşırı yüksek enerji değerlerinin saçlı deride perifoliküler fibrozis riskini artırabileceği ve kelliği kötüleştirebileceği unutulmamalıdır.

