- Gösterim: 11
Hem ablatif hem de non-ablatif lazer prosedürlerinin klinik etkinliği ve yan etki profili, büyük ölçüde uygun lazer parametrelerinin seçimine ve doğru uygulama tekniğine bağlıdır. Yan etkilerin en yaygın nedenlerinden biri, lazer atımlarının veya spotların kontrolsüz bir şekilde üst üste binmesidir (stacking). Lazer spotları kontrolsüzce çakıştığında, hastalar daha şiddetli yanma ve ağrı hissederken; ortaya çıkan aşırı yüksek enerji, bu bölgelerde iyileşme süresinin uzamasına, skar (yara izi) oluşumuna ve post-inflamatuar hiperpigmentasyona (PIH) neden olabilmektedir.
Ancak bazı özel klinik durumlarda, lazerin daha derin dokulara nüfuz etmesi amacıyla, bilinçli olarak aynı alana birden fazla atım uygulanabilmektedir (overlapping). Lazer atımlarının üst üste binmesi, bir yandan yan etki riskini artıran negatif bir durum olarak görülürken, diğer yandan lazer enerjisini katlayarak pozitif terapötik etkiler yaratabilen "iki ucu keskin bir bıçak" gibidir. Özellikle Port Wine Stain (PWS - Şarap Lekesi) gibi vasküler lezyonların tedavisinde, overlapping yöntemi etkinliği artırmak amacıyla kullanılmaktadır.
CO2 lazerin hedef kromoforu sudur. İlk atıştan sonra dehidre olan doku, ikinci atışta lazer enerjisini ablasyon için değil, ısı iletimi için kullanır. Bu yüzden çoklu geçişler arasında alanı serum fizyolojik ile nemlendirmek, hem ablasyon verimliliğini artırır hem de kontrolsüz termal hasarı (thermal loading) azaltır.
Sonuç ister pozitif ister negatif olsun, birbirine komşu veya üst üste gelen iki lazer atımı, birbirinden bağımsız dozlar olarak değerlendirilmemelidir. Bu atımlar, doku üzerindeki etkileri bakımından sinerjik bir bütün olarak ele alınmalıdır. İkinci atım; her zaman birincinin bıraktığı artık ısı ve değişen doku yapısı (dehidrasyon/koagülasyon) üzerine biner. Bu durum, toplam enerji etkisini basit bir matematiksel toplamdan çok daha karmaşık bir hale getirir.
CO2 lazerin manuel veya tarayıcı (scanner) modunda kullanımı, ciltte Mikrotermal Zonlar (MTZ) oluşturur. Bu süreçte epidermis ablasyona uğrarken, üst dermiste dermal kolajen dehidre olur ve koagülasyon gelişir. Böylece seçilen parametrelere göre değişen derinliklerde mikro-kanallar oluşur. Eğer ablasyona uğramış doku uzaklaştırılmadan veya doku yeniden nemlendirilmeden atımlar üst üste bindirilirse, bölgede bir "ısı kuyusu" (heat sink) oluşur. Takip eden geçişlerdeki ısının büyük bir kısmı dokuyu ablate etmek (buharlaştırmak) yerine dokuda termal yük (thermal loading) oluşturur. Bu durum, lazer enerjisinin derinliğe nüfuz etmesini kısıtlarken; odaklanmış ısı, çevre dokuda (özellikle retiküler dermiste) istenmeyen termal hasara ve doku eklerinin (yağ, ter bezi, kıl folikülü) zarar görmesine neden olabilir.
Lazer atımları arasında dokunun soğumasına izin vermek kritik önem taşır. Eğer overlapping yapılacaksa, hedef dokunun Termal Relaksasyon Süresi göz önünde bulundurulmalıdır. Ardışık atımlar yerine, tarayıcı modunda "rastgele" (random) atım dizileri seçilerek, ısının tek bir noktada birikmesi (ısı kuyusu oluşumu) engellenebilir.
İstemsiz overlapping riskine karşı, eş zamanlı soğuk hava (cryo) kullanımı, çevre dokudaki termal yayılımı (thermal spread) sınırlar. Bu, özellikle retiküler dermisteki deri eklerinin korunması için bilimsel olarak önerilen bir güvenlik önlemidir.
Fraksiyonel tarayıcılarda kare veya dikdörtgen paternler yerine, kenarları daha kolay birleşen veya dairesel paternlerin kullanılması, %2'lik istemsiz overlapping oranını düşürebilir. Ayrıca, paternlerin kenarlarındaki yoğunluğu (density) düşürmek, birleşim noktalarındaki enerji birikimini kompanse eder.
CO2 lazerin manuel kullanımlarında bu hata; genellikle yüksek atım frekansından veya uygulayıcı elinin yavaşlığından kaynaklanır. Fraksiyonel modda ise tarama alanlarının (paternlerin) kontrolsüz çakışmasıyla ilişkilidir. Deneyimli bir kullanıcı tarafından otomatik tarayıcı modda bile uygulansa, ideal uygulama oranı genellikle %80 civarındadır; yüzeyin %18'i tedavi edilmeden atlanırken (skipping), %2'sinde ise istemsiz overlapping meydana gelir. CO2 lazerin bıraktığı ablasyon izleri, uygulayıcı için birer kılavuz olmalı; her patern bir öncekiyle mükemmel şekilde birleşmeli ancak izin verilen sınırların ötesinde üst üste binmemelidir.

Aşağıdaki resimde fraksiyonel CO2 lazer uygulamasından 10 sn sonra infrared kamera ile çekilen fotoğraf yer almakta. Ciltte ısı değişimlerinden tedavi edilmemeiş ve overlapping yapılmış alanlar görülebilmekte.

Atımların üst üste binmesini veya boşluk kalmasını önlemek amacıyla, scaner modunda lazer paternlerinin iyi gözlemlenmesi, tecrübe kazanana kadar her atış aralıklarının uzun tutulması yada tek atımlar şeklinde otomatik atımların kullanılmaması, scaner patern şekinin küçük seçilmesi önerilmektedir. Böylece ardışık lazer uygulamları cilt üzerinde kusursuz bir uyumla yerleşmektedir. Böylece atımlar cilt üzerinde kusursuz bir şekilde dizilir, bu da yan etki riskini minimize eder.Tedavi sırasında hastanın hissettiği ağrı duyusunu azaltır.

