Yağ Enjeksiyonunda Kullanılacak Yağ Dokusunun Alınması, Toplanması

Yağ enjeksiyonu öncesi hasta değerlendirmesi ve görüşmesi son derece önemlidir. Hastadan uygulama gününden 2 hafta önce sigara içimini kesmesi istenmektedir. Bunun dışında aspirin, NSAI gibi ağrı kesicilerin kullanımı, uygulama ve sonrasında kanama ve morluklarda artışa neden olmaktadır. Bunlar 2 hafta öncesinde kesilmelidir.

Hastaya yağ transferinin nasıl yapılacağı, öncesi ve sonrası ile ilgili detaylı bilgi ve yazılı doküman verilmektedir. Hastaya yapılacak uygulama ile ilgili onam formu verilerek hasta ve uygulamayı yapan doktor tarafından imzalanmaktadır.

Yağ enjeksiyonu için yağın alınacağı bölge donör alan olarak tanımlanmaktadır. Donör alan seçiminde sıklıkla bel yan alanı, karın alt kısmı, uyluğun iç kısmı ve diz iç kısmı tercih edilmektedir. Donör alan seçimi son derece önemlidir. Donör alandan alınan yağ dokusu, alındığı anatomik alanın genetik olarak belirlenmiş yağ dokusu hafızasına sahiptir. Yani alınan yağ dokusundaki adipositler, vücudun neresine transfer edilirse edilsinler, yağ metabolizmasını ve yağın depolanmasını alındığı anatomik alanın özelliklerine göre devam ettirmektedir. Bu nedenle donör alan seçilirken diyet ve egzersizden etkilenmeyen anatomik alanlardaki yağ dokusu tercih edilmektedir. Bu alanlara "primer yağ depolanan anatomik alanlar" denilmektedir. Bu alanlarda cilt altı yüzeysel ve derin yağ dokusu tercih edilmektedir.

Vücudun farklı donör alanlardan alınan yağ dokusu 5 saat sonrasında değerlendirilmiş ve tüm alanlardan alınan yağ dokusunda adipositlerin aynı olduğu gözlenmiştir. Bu nedenle donör alan seçiminde bir öncelik olmadığı düşünülmektedir. Diz içi kısmını tercih edenler olmakla birlikte, karın alt kısmı ve uyluk iç kısmını daha fazla tercih edenler bulunmaktadır. Karın alt kısmı ve uylukta yağ dokusunda adipositlerde lipoprotein lipase seviyesi yüksek bulunmuştur. Bu enzim yüksekliğinin yağ dokusu transfer edildiğinde anoksiye (düşük oksijen ortamına) daha fazla dayandığı öne sürülmektedir.

Yağ greftini, belirli bir donör alan tercihi olmadan, klasik lipoaspirasyon yöntemleri kullanılarak alınmakta. Ancak daha sıklıkla kilo alıp verme ile değişkenlik (artış-azalma) göstermeyen vücut alanları hastaya sorularak belirlenmekte. Hastadan uygulama öncesi kilo almaktan kaçınması ve mümkünse biraz kilo vermesi istenmekte. Böylece hasta normal kilosuna dönerken greftlerde büyüyebilir. Sıklıkla belirgin yağ dokusu olmayan hastalardan yüksek volümde yağ dokusu elde edilmesi gerekebilir. Bu durumlarda büyük bir yüzey alanından ancak ince bir yağ katmanının alınması gerekmekte alanında kontur deformitesine neden olmadan).

Deri altı kalınlığı ölçümünde(pinch testi) 0.25 cm gibi düşük değerler bile ölçülse 1 el büyüklüğü bir alandan 200 x 0.25 cm 50 ml yağ dokusu alınabilir. Örneğin 45 kilo ve 150 cm boyunda hastada derin kalınlığı 0.25 cm diyelim. Bu hastanın üst uyluk bölgesinden(bu alan tahmini 5 el alanı) 50 x 5 ml 250 ml yağ alınabilir. Sağ ve sol 500 ml.

Yüz germe operasyonu sırasında boyun ve çene altında liposakşın yapılacaksa, alınan yağ dokusu yüze yağ enjeksiyonunda tercih edilmez. Yine karın bölgesi tercih edilmektedir. Donor alan seçiminden sonra alan hasta ayakta iken işaretlenmekte ve alanın sterilizasyonu ile hazırlığı yapılmakta.

Donor Alanının İşaretlenmesiDonor alandan yağ dokusunun alınması işlemi yağ hücrelerine-adipositlere en az zarar verecek şekilde az travmatik yapılmalıdır. Düşük basınçlı aspirasyon hatta aspirasyon yerine enjektör kullanımı ve künt uçlu kanül kullanımı konusunda ortak bir düşünceye varılmakla birlikte donor alan seçimi ve anestezi konusunda henüz ortak bir fikir birliği yoktur. alımı işlemi mutlak steril koşullarda yapılmalıdır.

Donor alandan yağ dokusunun alınması ağrılı olduğu için uygulama sırasında genel anestezi, sedasyon anestezi veya tümesent anestezi tercih edilebilmektedir.

Tümesent anestezi donor alana enjektör yada infiltrasyon pompaları ile uygulanmaktadır. İnfiltrasyon pompaları en çok tercih edilen yöntemlerdir. Tümesent solüsyonu ucunda bir çok deliğin olduğu, ucu künt 14-26 gauge çapında kanüller ile donor alana yağ dokusu içerisine sprey şeklinde bu pompalar ile ritmik olarak verilmektedir.

Uygulama sırasında genel anestezi, sedasyon anestezi veya tümesent anestezi tercih edilebilmektedir. Tümesent anestezi, donor alana enjektör ya da infiltrasyon pompaları ile uygulanmaktadır. İnfiltrasyon pompaları en çok tercih edilen yöntemlerdir. Tümesent solüsyonu, ucunda birçok deliğin olduğu, ucu künt 14-26 gauge çapında kanüller ile donor alana yağ dokusu içerisine sprey şeklinde bu pompalar ile ritmik olarak verilmektedir. Tümesent solüsyonu olarak birçok modifiye solüsyon kullanılmaktadır. Serum fizyolojik, Ringer laktat solüsyonu, %10'luk xylocaine, 0.07 ya da 0.05% adrenalin, bikarbonat karışımı tümesent solüsyonu olarak kullanılmaktadır. Tümesent solüsyonun donor alana ne kadar verileceği, ne kadar yağ dokusu alınacağı ile ilişkilidir. Genel basit yaklaşım "tümesent solüsyon miktarı : donor alandan alınacak yağ dokusu oranıdır." Bunun 1 : 1 ya da 2 : 1 olması istenmektedir.
Donor alanan tümesent solüsyonu infiltrasyonu sonrası anestezi için 10-30 dakika beklenmektedir.

Donör alandan yağ dokusunun alınmasında vakum cihazları, şırınga aspirasyonu ve yağ dokusunun çıkarılması gibi farklı teknikler kullanılmaktadır. Bunlar içerisinde en pratik kullanılan yöntem şırınga aspirasyonudur. Vakum cihazları ile yapılan aspirasyonlarda yüksek vakum kullanıldığında yağ dokusu hücrelerinin %90 üzerinde hasar gördüğü gösterilmiştir. Kanüle takılı 10 ml boş bir enjektörün yarattığı negatif basınç ile yağ dokusu toplanmaktadır.

yag_dokusunun_toplanmasi_02.jpg

Vücuttan yağ alınmasında 1.5 – 3 mm arasında çapları değişen uçları keskin olmayan, künt kanüller kullanılmaktadır. Sıklıkla 2-2.5 mm çaplı künt kanüller ve 10 ml'lik şırıngalar kullanılmaktadır. Yağ alımı öncesi enjektöre 1 ml kadar serum fizyolojik çekilmekte, bu kanül içerisini ve şırıngayı doldurmaktadır. Aspire edilen yağın hava ile temasını engellemektedir. Donör alanda kanülün giriş yerlerine lidokain ile lokal anestezi yapılmaktadır. Bu noktalara 0.5 cm küçük kesiler yapılarak kanüllerin girebileceği holler oluşturulmaktadır. Sonra kanül donör alana yağ dokusuna yerleştirilir, pistondan 1 ml çekilerek yaratılan negatif basınç ve kanülün yağ dokusunda ileri geri hareketleri ile yağ dokusu enjektöre aspire edilir. Dolduğunda tekrar 1 ml olacak şekilde pistondan çekilerek işlem tekrarlanır. Böylece 10 ml yağ dokusu aspire edilmektedir. Alınacak yağ dokusu aspirasyonunun ancak % 25'i yağ enjeksiyonunda kullanılabilecektir. Uygulama sırasında bir el ile donör alan üzerine konularak kanülün güvenli hareketi kontrol edilir. Bu işlemler steril koşullarda yapılmaktadır. Özellikle yağ dokusunun hava ile temasına izin verilmez. Donör alandan yağ alımı sırasında fazla negatif basınç uygulanmaz. Fazla basıncın uygulanması aspire edilen dokuda yağ hücrelerinin parçalanması ile trigliserid yoğunluğunda likit yağın ortaya çıkmasına neden olmaktadır.

Donor alandan yağ dokusunun aspirasyonunda kullanılan kanüller oldukça değişkendir. Yağ transferlerinde küçük yağ doku partiküllerinin elde edilmesi için özel bir kanül kullanılmaktadır. Bu kanüller üzerinde 1 mm çaplı çok sayıda holler bulunan ve bu hollerin kenarları hafif kanül yüzeyinden kabarık ve keskindir. Kanül donor alanda yağ dokusu içerisinde hareket halinde iken yağ dokusundan küçük yağ dokuları aspire edebilmektedir. Donor alandan alınan yağ partikülleri ne kadar küçük ise uygulandığında bu küçük yağ dokusu partikülleri doku ile o kadar geniş yüzeyde temas etmekte ve yeni kan damarlarının oluşumu daha zengin olmaktadır.

Yağın alınması sonrası şırıngalar normal yerçekimi etkisi altında özel konteynırlarda 10-30 dakika bekletilmektedir. Aspire edilen dokulara ait serum, tümesent sıvı, kan, yağ ve yağ dokusu farklı yoğunluklarda oldukları için bu süre içerisinde şırıngada ayrışmaktadır. Yağ dokusu kalacak şekilde diğer bölümler enjektörden uzaklaştırılır. Enjektörde kalan yağ dokusu serum fizyolojik ya da Ringer laktat ile dikkatlice yıkanmaktadır.

Yağ doku greftlerinin toplanması, hazırlanması ile ilgili çok sayıda teknikten bahsedilmekle. Ancak hiçbir yöntemin açıkça diğerlerinden üstün değildir. Basit düşük basınçlı lipoaspirasyon, santrifüjsüz bekletme yada minimum santrifüj ana temel yöntemler olmalıdır. Aspirasyon sırasında yağ doku hücreleri-adipositlerin mekanik hasarının azaltılması için düşük negatif basınç (300 mmHg) kullanılmakta.Yağ dokusunun aspirasyonu ve hazırlanması sırasında steril kapalı ortamlar kullanılmalıdır. Bu amaçla özel tek kullanımlık setler geliştirilmiş. Aşağıda kullanılan LipoGrafter® (mtfbiologics.org) seti gibi. 

Ancak daha ekonomik ve pratik bir set aşağıda tanımlanmıştır. Kanül lipoaspirasyon için dokuya yerleştirildikten sonra musluk sadece kanül ve 10 ml şırınga arasında açılır. Lipoaspirasyon yapıldıktan sonra musluk ara konnektöre yönlendirilerek toplanma ünitlerine aktarılır. Bu kapalı sistem ile sterilizasyonu sağlanırken, kontaminasyonu engellemekte ve uygulayıcıya zaman kazandırmakta. Bu sistemde 50 ml şırınga tercih edilmekte. 50 ml şırıngalar kullanıldığında çok düşük hızlarda 2-3 dakika santrifüjleme tercih edilmelidir.

Temelde bir kanül ile yağ dokusundan lipoaspirasyon yapılması körlemesine bir uygulamadır. Bu nedenle alımın homojen olmasından emin olmanın tek yolu çoklu deliklere sahip kanül kullanımıdır. Lipoaspirasyon sırasında kanül olarak ucunda çok sayıda delik (12 delik optimal sayı) içeren 2.7 mm çapında kanüller kullanılmakta. Bu kanüller 12 gauge ölçüsünde ve kanüller üzerindeki delikler 1 mm eninde ve 2 mm uzunluğundadır. Kanülde delik sayısı lipoaspirasyonda oluşan negatif basıncı etkilemekte. Örneğin tek delik olduğunda 750 mm Hg lik bir basınç oluşurken 12 delikte bu 250 mmHg düşmekte. 300 mmHg basınç lipoaspirasyonda yağ dokusuna en az hasar verebileceğimiz basınç anlamına gelmekte.

10 ml şırıngalarda yaratılabilecek negatif basınçlar aşağıda gösterilmekte.

yag_enjeksiyonu_transferi_prensipler_ilkeler_24.jpg

Kanülün deri altına girişi için deri üzerinde 14-gauge iğneler ile holler açılmakta. Bunlar iyileme sürecinde minimal skar dokusu bırakmakta. Birden fazla deri girişi kullanılarak(yağ dokusunun alındığı alanı çaprazlayan şekilde) yağ dokusu alımı alanda homojen olmakta. Lipoasprasyon için 10 ml ik luer lock şırıngalar kullanılmakta. Bunlar 10 ml işaretli olmakla birlikte geride 1.5 cm daha boşuk alan bulunmakta. Şırınga kanül ile dokuya yerleştikten sonra piston ucundaki sıvı sızdırmaz conta ile birleşim hizası bu boşluk sonuna gelene kadar çekilerek sabitlenmekte. 

Lipoaspirasyon manevraları sırasında pistonun bu noktada sabitlenmesi için özel aparatlar kullanılabilir. Ancak daha basit bir yöntem aşağıda gösterilmekte. 

Lipoaspirasyon ile alınan yağ doku süspansiyonu özel steril torbalara alınmakta. Bunlar bekletilerek aspirasyon süspansiyonundaki dokuların yer çekimi ile kendiliğinde ayrılması sağlanmakta. Lipoaspirasyon süspansiyonuna bir şey eklemenin veya çıkarmanın, filtrelerden geçirmenin herhangi bir klinik avantaj sağladığına dair çok az bilimsel kanıt bulunmakta. Bu nedene sadece yer çekimi etkisi ile ayrışan süspansiyonda yağ dokusu ayrılarak kullanılması önerilmekte. 

Lipoaspirasyon süspansiyonunun santrifüjden geçirilmesi düşük volümlü ve küçük alanlarda uygulamalarda(yüz gibi) yararlı olabilir. Ancak büyük hacimli uygulamalarda uygun değildir(adipositlerde hasar riski nedeni ile). Eğer yağ doku transferi yüz gibi küçük volümlerde uygulanacak ise 1200 g santrifüj ancak meme ve kalça gibi geniş yüzeylerde uygulanacak ise düşük 15 g santrifüj yeterli olacaktır. 1200 g santrifüjde elde edilen yağ dokusu aşağıdaki resimde olduğu gibi daha yoğun ve vizköz iken 15 g de daha bulamaç şeklindedir.

Sıklıkla santrifüj kullanılmaz yada 15 g santrifüj tercih edilmekte. Bunun nedenleri;

  • Yağ dokusunun bulamaç şeklinde olması göğüs ve kalça gibi alanlarda fazla volüm uygulamalarında yağ dokusunun doku içerisinde daha geniş bir alana dağılmasını sağlamakta.
  • Çok iyi ve homjen bir yağ dağılımı sağlanarak sağkalımı arttırılmakta.
  • 15 g santrifüjde yağ doku süspansiyonunda daha fazla plasma ve platelet bulunmakta. Bu daha fazla büyüme faktörü demek. Fazla santrifüj bunların oranını azaltmakta.
  • Transfer sırasında kullanılan daha dilüe yağ dokusu transfer edildiği dokuda daha fazla şişme sağlamakta. Spatula şeklindeki kanüller transfer edilecek dokuda fibröz bantların perforasyonunu sağlarken(rigotomy) bu perfore alanlara yerleşen yağ dokusu daha anlamlı olmakta.
  • 15 g santrifüj yağ süspansiyonunda daha fazla lidokain ve adrenain kalması anlamına gelmekte. Buda dokuya transfer sırasında ve rigottomi sırasında daha az ağrı ve kanam riski anlamına gelecektir.
  •  Az vizköz ve daha bulamaç bir yağ süspansiyonu daha kolay enjekte edilebilir.
  • 15-g santrafüj yağ dokusu için daha az travmatiktir.

yol tarifi

dermatoloji randevu
dermatoloji doktor cevapliyor

Adres: Esentepe Mah. Cevizli D 100 Güney Yanyol Lapishan 25/2 Soğanlık, Kartal / İSTANBUL
GSM: 0532 624 21 27
Bu sitedeki bilgiler doktor ya da eczacıya danışmanın yerine geçmez. Sitedeki bilgi, yorum ve görüntüler kişileri bilgilendirme amaçlı olup, tanı ve tedaviye yönlendirme amaçlı değildir.



© 2020 Hakan Buzoğlu. All Rights Reserved.
ByFlash Web Agency